Sergüzeşt – Sami Paşazade Sezai

Sergüzeşt – Sami Paşazade Sezai

Marka: İskele Yayıncılık

Yazar: Sami Paşazade Sezai

Baskı Sayısı: 1.Baskı

Baskı Yılı: 2016

Sayfa Sayısı: 103

 

Arka Kapak

Dokuz yaşında Kafkasya’dan kaçırılıp esircilerin eline düşen Dilber, en sonunda Asaf Paşanın konağına satılmıştır. O konakta eğitim görür, hatta Fransızca öğrenir.

Avrupa’da okumuş, ressam, iyi kalpli bir genç olan Celâl, Asaf Paşanın oğludur, Dilber’e aşık olur. Annesi, bu sevginin farkına varınca, oğlunu bir esir parçasından kurtarmak ister…

 

Yorum

Hepimizin daha önceden duymuş olduğu bir kitap. Kimimiz alıp okumuştur, kimimiz ise sınavlara çalışırken aklına kazımıştır. İçeriğini az çok bilmiş olmama rağmen okumak istedim ve pişman olmadım.

Dokuz yaşında esir olan olan bir kızın Kafkasya’dan kaçırılmasıyla başlıyor romanımız. Cariye olarak birçok konak gezen Dilber, özgür olamamayı kaldıramazken bir taraftan da aşk acısını sırtlanmaya başlıyor. Güzelliğiyle çevresindekileri büyüleyen Dilber’in macerasını eminim sizde büyük bir keyifle okuyacaksınız.

Kitap oldukça kısa, bir oturuşta bitirilebilir. Oldukça akıcıydı, bu yüzden sıkılmadım. Sıkılmamış olmamın asıl sebebi betimlemelerin çok iyi olmasıydı. Dilber’in özgürlükten yoksun, aciz olmasını ve Celal Bey’in çaresizliğini hissettim diyebilirim. Kitapta çok sayıda karakter olması ve bunların belirgin bir özellikte farklı tipler olması kitabı eğlenceli hale getiriyor. Bu güzel kitabı herkese tavsiye ederim. İyi okumalar…

 

Alıntılar:

”Celal Bey, Dilber’in ellerinden tutarak:

-Üşüyor musun? Bu hafif rüzgar çiçeklerin nefesidir. Sana dokunmaz değil mi, diye sordu.

-Hayır ! Bana bu manzara, bu büyüklük dokunuyor, diye karşılık verdi Dilber.”

 

”İnsanın, yaşamın görev ve emirlerine karşı istifası.”

 

”Gökyüzü, sevdiğini kendisine her tarafta gösterecek kadar şeffaf, havada sevgilisinin neşe verici saçının yüzüne dokunduğunu andıracak köşeler keşfediyordu. Gökyüzü, bütün dehaların, mahşerlerin, kıyametlerin tam bir teslimiyetle karşısında titrediği kaderin sırları, bir taraftan bu genci şu yoldaki ruhu be

sleyen halleriyle okşarken, diğer taraftan dehşetli bir geleceği hazırlıyordu.”

 

 

 

”Ne mutlu okumuş olana, Ne mutlu bize.”

 – Mert Fatih TURANLI

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir