Psikolojiye Merak Duyanların İzlemesi Gereken 10 Film

Psikolojiye Merak Duyanların İzlemesi Gereken 10 Film

1- I Am Sam (2001)

Sam Dawson(Sean Pean), kızı ile mutlu bir şekilde yaşayan ve Beatles’a büyük hayranlık besleyen bir adamdır.Genç adamın zeka düzeyinin 7 yaşında bir çocuğunkine eş durumda olması onları çok fazla rahatsız etmez.Kızı 7 yaşına geldiğinde ise onun için asıl sorunlar başlar.

 

 

2- The Curious Case of Benjamin Button (Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi)

Katrina Kasırgası’nın New Orleans’ı vurduğu gün ölüm döşeğindeki Daisy Williams hastane odasındaki yatağındadır. Yanında kızı Caroline vardır. Daisy, kızından ömürlük dostu Benjamin Button’ın günlüğünü yüksek sesle okumasını ister. Benjamin’in sıra dışı bir yaşam öyküsü vardır. Birinci Dünya Savaşı sırasında saatçilik yapan bir adam oğlunu savaşta kaybeder. Kör olan saatçi, tren istasyonu için imal ettiği bir saatin geriye doğru işlemesini sağlar. Hayalindeki şey, bu yolla gidenlerin bir ihtimal geri dönmelerini sağlamaktır. Ancak saat mucize yaratır. Savaşın sona erdiği gün dünyaya gelen Benjamin Button, hayatını tersten yaşamaya başlar. O seksenlerinde biri olarak doğar ve yıllar geçtikçe bebekliğine kadar uzanır ömrü. O noktada da son bulacaktır. Aşk zamanı her şey bir süre karmaşıklaşır ama yine de iki sevgilinin de yürüyeceği yol uzundur. Çok sayıda ödül alan filmin ayrıca 5 Altın Küre adaylığı da mevcuttur.

 

 

3- A Beautiful Mind (Akıl Oyunları)

A Beautiful Mind En iyi yönetmen,En iyi film,En iyi senaryo dalları dahil olmak üzere 4 dalda oskar ödülü kazandı. İMDB: 8.0 John Forbes Nash Jr., genç yaşında geliştirdiği kuramlarla matematik dünyasının bir numaralı ismi haline gelir. Fakat kısa süre içerisinde bencilliği ve kendine olan aşırı güveni sonucunda oluşan kişisel problemleri ile baş edemez duruma düşer. Dahilik ile delilik arasındaki ince çizgide, delilik tarafına doğru sürüklenir. Uzun süre şizofreni ile mücadele eden matematikçi, yıllar sonra adeta yeniden doğarak Nobel ödülünü almayı başarır.

 

 

4-  The King’s Speech ( Zoraki Kral )

Oscar ödüllerinde 12 dalda aday olan ve En İyi Film, En İyi Yönetmen dalları başta olmak üzere 4 ödül kazanan ‘Zoraki Kral (The King’s Speech)’, İngiliz Kraliyet ailesinden VI. George’un kekemeliğini yenmesi üzerine kurulu bir dönem filmi.

 

 

5- The Silence of the Lams (Kuzuların Sessizliği)

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter’dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir. 1992 yılında 7 dalda Oscar’a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.

 

 

6- Ben X

Flamanca’da “Ben X”in manası “Ben Bir Hiçim” anlamına gelmektedir. Orijinali “Ik ben iks” olan bu deyimden esinlenerek adını alan filmde, otizm hastası olan Ben’in çevresiyle olan uyum problemleri ele alınıyor. Archlord isimli internet üzerinden oynanan rol yapma oyununda, Ben’in yarattığı türev kişilik karizmatik ve güçlü bir karakterdir. Ancak gerçekte durum tam tersidir. Ben, gerçek hayatta okulda sürekli itilip kakılan, dışlanan, “kaybeden” bir çocuktur. Hayatında aynı oyundaki gibi saygı duyulan bir karaktere sahip olma hayaliyle yaşayan Ben, oyunda tanıştığı Scarlite ismindeki kızla tanışınca işler Ben için farklı bir hâl alacaktır.

 

 

7- A Dangerous Method (Tehlikeli İlişki)

Sigmund Freud ve Carl Gustav Jung gibi psikanaliz dünyasının iki büyük ismini aynı çatı altında buluşturan yapımda Cronenberg’in vazgeçilmez oyuncularından Viggo Mortensen Freud’u, Michael Fassbender Jung’u, Keira Knightley ise Sabina Spielrein’i canlandırıyor.

 

 

8- Identity

Karanlık ve felaket kokan bir gecede ortaya çıkan bir kasırga o sırada farklı dertler peşinde koşan on yabancıyı bir araya getirir. Birbirini daha önce görmemiş olan bu on yabancı çeşitli sebepler nedeniyle bir otele sığınmak zorunda kalır. Bu izbe otelde dışarıdaki dünyayla iletişimini kaybeden bu yolcular kısa bir süre içerisinde çeşitli tuhaf durumlara tanık olmaya başlarlar. Kim olduğunu bilmedikleri bir güç, seri bir şekilde cinayetlere imza atmakta, hayatta kalmak anbean daha da zorlaşmaktadır.

 

 

9- WILBUR WANTS TO KILL HIMSELF – Wilbur Ölmek İstiyor

Zeki ama intihara eğilimli Wilbur’la iyi yürekli ağabeyi Harbour, babaları ardında döküntü bir sahaf dükkanından başka bir şey bırakmaksızın ölüp gittiğinde, otuzlu yaşlarını sürmektedir. Bir intihar girişiminde başarısız olan Wilbur hastaneye gider. Orada alaycı psikolog Horst ve anlayışlı baş hemşire Moira’yla tanışır. Harbour gibi onlar da Wilbur’un bir sevgiliye ihtiyacı olduğunu düşünmektedir. Kadınlar sürekli Wilbur’a âşık olsalar bile ona yakınlaşamamaktadırlar. Utangaç ve tutkulu Alice küçük kızıyla birlikte sahafa girdiğinde, bu sefer âşık olan Harbour’dur. Hastanede temizlikçilik yapan Alice, hastaların giderken bıraktığı kitapları satmaktadır. Kızı Mary ise kitapların sürekli satılmadığı bir yuvanın hasretini çekmektedir. Çok geçmeden bu dört kişinin yaşamı iç içe geçer. Wilbur yeniden hayata bağlanmaya, Alice kabuğunu kırmaya başlar, Mary de sahaf dükkânındaki binlerce kitabı okumaya koyulur. Harbour hayatında hiç bu kadar mutlu olmamıştır, ama her an su yüzüne çıkabilecek büyü

k bir sır saklamaktadır.

 

 

10- Rain Man (Yağmur Adam)

Belki de bir çoğumuz Rain Man filmini izleyene kadar otizm denilen şeye yabancıydık ve ne olduğunu dahi bilmiyorduk… Dustin Hoffman ve Tom Cruise’un harika performansları ile izleyeceğiniz hikayede, birbirlerine tamamen ters karakterde büyüyen iki kardeşin yıllar sonra bir araya gelerek yaşadıkları konu alınıyor. Charlie Babbitt (Tom Cruise) Los Angeles’ta yaşayan genç zıpkın bir delikanlıdır ve hayatını maddiyata bağlı olarak yaşamaktadır. Charlie’nin işleri son zamanlarda pekte iyi gitmez ve aile fertlerini de tek tek kaybeder. Son olarak babasının cenazesine katılır ve miras işleri için yaptığı görüşmeler sonucunda bir kardeşinin olduğunu öğrenir. Kardeşi Raymond aslında otizmlidir ve sürekli olarak bakıma ihtiyaç duymaktadır. Charlie babasının ona vermediği mirasın peşini bırakmaya niyetli değildir ve kardeşini kaldığı klinikten kaçırarak tüm ülkeyi gezecekleri bir seyahate çıkarlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir