Kitlelerin Psikolojisi – Gustave Le Bon

Kitlelerin Psikolojisi – Gustave Le Bon

İlk Baskı Yılı : 2018

Dil : Türkçe

Sayfa sayısı: 192

 

 

 

Arka Kapak:

Gustave Le Bon’un Kitlelerin Psikolojisi kitabı, günümüzün en önemli olgularından biri hakkında muhteşem bir inceleme olmasının yanı sıra, bir asır öncesinden gelen bir uyarı niteliğinde. Kolayca manipüle edilebilen, ilkel içgüdüleriyle hareket eden ve saldırganca davranmaya meyilli olan kitleler, modern dünya için tehlike arz ediyor. Kitlenin içinde kaybolmuş bireyler muhakeme yeteneklerini kaybederek, neredeyse barbarca hislere kapılıp sürüklenirler ve bu yıkıcı gücün kontrol edilmesi ülkelerin temelini oluşturur.

Le Bon ayrıca kitleler için liderin öneminden ve liderlerin sahip olması gereken özelliklerden de bahsediyor. Ona göre kitlelerin ruhunu tanıyan bir lider, onu istediği yöne rahatlıkla sürükleyebilir. Tam da bu yüzden her dönemde politikacıların başucu kitaplarından biridir. Hatta kitlelerin psikolojisini anlamak, halk hareketlerinin yükselişe geçtiği günümüzde, belki de çok daha önemlidir.

Yorum: 

”Kitle” sözcüğünü tanımladığımızda; belli bir fikir doğrultusunda bir araya gelmiş insanlar bütünü tanımını elde edebiliriz. Birey açısından incelemeye başlarsak, bir bireyin kendine özgü duygu, düşünce ve eylemleri vardır ve bu kişiden kişiye farklılık gösterir. Peki kişi bir topluluğa karıştığı zaman duygu, düşünce ve davranışlarında ne gibi değişiklikler gözlemleriz ve bu değişiklikler sonucunda kişinin kendisi ve çevresi bu durumdan nasıl etkilenir ? O halde gelin kitlelerin psikolojisine yakında bakalım.

Birey ister kolay ister zor bir durumla karşılaştığında olabildiğince mantıklı hareket etmeye ve kendi fikirleri ve ideolojileri doğrultusunda düşünmeye çalışır ve tüm bu durumlar karşısında bilinci açıktır. Fakat bir kitlenin içine dahil olduğunda bilinci kapanır, entelektüel yetenekleri kaybolur ve kitlenin benliğini özümsemeye başlar. Belli bir topluluğa ait olduğundan yalnız olmadığının gücünü hisseder ve sorumluluk duygusu ortadan kalkar. Bu tür kişilerin meydana getirdiği kitle adeta hipnotize olmuştur ve azımsanmayacak ölçüde etkili bir ”telkin” altındadır. Birey kendi yararını gözetmez, kitlenin benliğinde kitlenin duygusunu yaşar. Bu doğrultuda yapamayacağı şey yoktur, kendi ölüm fermanını bile kendi çıkarabilir. Kitleyi oluşturan bu kişiler hiç fark etmeksizin toplumun her kesimine ait kişiler olabilirler. Kendisini çok iyi yetiştirmiş kültürlü bir insan da olabilir, hiçbir vasfı ya da düşüncesi olmayan bir insan da. Tüm bireyler kitleye karışınca eşitlenir, bilinç dışı ile hareket eden yeni bir kişilik kazanır ve kendi iradesini kontrol edemeyen aciz bir hale bürünür.

 

 

O zaman şimdi de kitleleri yönlendiren ve yöneten ”liderlere” bakalım. Kitlenin temel özelliğinin; bilinci kapalı, mantıklı muhakeme yoluna yüzünü çevirmiş ve duygularıyla hareket eden bir topluluk olduğunu yukarıda belirttik. Liderler ise kitlelerin tüm bu özelliklerinin farkında olan, kitlelerin psikolojilerinden anlayan kişilerdir. Bir lider bir kitle üzerinde etkili olmak istiyorsa kitleleri etkileyecek güçlü bir imge çağrıştırmalı ve bu imgeyle kitle benliğini bütünleştirmelidir. Kitlenin harekete geçen duygusunu kontrol altına almalı ve telkin gücünü iyi bir şekilde kullanarak kitleyi kendi fikirleri etrafında toplamalıdır. Bunu yaparken hitabeti iyi olmalı, önceden belirlenmiş bir sunum şekli yerine kitlenin değişken duygularına uygun zamanda cevap veren bir sunum şeklini tercih etmelidir. Tüm bunların yanında liderde olması gereken bazı temel özellikler vardır: Makam, prestij, saygınlık,  ekonomik güç vb. özellikler. Bu özelliklerle donatılmış bir lider karşısında kişi muhakeme yeteneğini kaybeder, lider karşısında büyülenir ve telkine açık hale gelir. Bu gücü kullanmasını bilen bir lider, büyülenmiş kişilerden meydana gelen kitleyi telkinleriyle elde eder ve istediği şekilde yönlendirir.

 

 

Önemli olan bir diğer konu ise kitlelerin kendilerine dayatılan düşünceleri hangi durumlarda kabul edip etmeyeceğidir. Bunun iyi bir şekilde anlaşılması için yazarın verdiği örnek yerinde olacaktır:

”Dinler tarafından vaat edilen mutluluk ideali ancak gelecekteki bir hayatta gerçekleşeceği için kimse bugünden çıkıp ona itiraz edemez. Sosyalist mutluluk ideali ise bu dünya üzerinde gerçekleşmek zorunda olduğu için, ilk gerçekleştirme teşebbüslerinin ardından vaatlerin boşluğu ortaya çıkacak ve yeni bir inanış bir anda tüm saygınlığını yitirecektir. O halde kudreti ancak gerçekleştirileceği güne kadar büyüyecektir. İste bu yüzden eğer bu yeni din ilk başta diğer bütün dinlerin yapmış olduğu gibi yıkıcı bir eylem içine girerse, daha sonra yaratıcı bir rol oynayacaktır.”

Kitap, bir kitlenin nasıl oluştuğunu, oluşurken kaybedip kazandıklarını ve tarih sahnesinde nasıl bir rol oynadığını iyi bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitleler üzerinde yapılan analizler oldukça tatmin edici. Kitap ilk olarak 1895 yılında yayınlanmasına rağmen günümüzdeki toplumlarla bire bir ilişki içerisinde. Psikoloji aleminin dünyayı yeni yeni etkilemeye başladığı bu zamanlarda yayınlanan kitabın Freud’un da ilgisini çekmesi ve yakından takip etmesi beni de etkiledi ve kitaba olan merakımı artırdı. Eminim ki kitabı okuduktan sonra kitlelere ve en önemlisi de kitleleri peşinden sürükleyen liderlere bakış açınız değişecektir. Kitap oldukça akıcı ve anlaşılır. Herkese tavsiye ederim.

İyi okumalar.

 

Alıntılar:

”Entelektüel açıdan kitle, her zaman tek başına hareket eden bir kişinin altındadır. Ama duygular ve bu duyguların kışkırttığı davranışlar açısından bakıldığında, koşullara göre, daha iyi ya da daha kötü olabilir. Her şey ona ne şekilde telkin yapıldığına bağlıdır.”

”Kitlelerde hiçbir şey önceden uzun uzun düşünülmez. Kitleler, anlık uyarıcıların etkisi altında, birbirine en zıt duygular yelpazesinde gidip gelirler.”

”Bir araya toplanan birkaç birey bir kitle oluşturur ve bunlar çok seçkin bilim insanları da olsalar, uzmanlık alanları dışındaki konularda kitlelerin tüm özelliklerini taşırlar.”

”Okul insanları hayata değil, başarının inisiyatif kullanmayı hiç gerektirmediği devlet memurluklarına hazırlıyor.”

”İşe yaramayacak bilgiler edindirmek, insanı isyana teşvik etmenin en kesin yöntemidir.”

”Bir ülkenin gençlerine verilen eğitim, ülkenin kaderini biraz öngörmeyi sağlar.”

”İster dinsel, politik ya da toplumsal, ister bir esere bir kişiye ya da bir fikre yönelik iman olsun, özünde önderlerin rolü budur: iman yaratmak. ”

”Tekrarlanan şey en sonunda, davranışlarımızın dürtülerinin hazırladığı bilinçaltının en derin bölgelerine iyice yerleşir.”

”Irkın ruhu ne kadar güçlüyse, kitlelerin özellikleri daha az belirgindir.”

”Kitleleri

n giderek büyüyen etkisive onların karşısında iktidarların sürekli olarak verdikleri tavizler hiç kuşkusuz yeni kitlelerin doğmasına yol açacaktır.”

 

 

”Ne mutlu okumuş olana, Ne mutlu bize.”

 – Mert Fatih TURANLI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir