İtaatsizlik Üzerine – Erich Fromm

İtaatsizlik Üzerine – Erich Fromm

Yazar: Erich Fromm
Çevirmen: Nurdan Soysal
Yayınevi : Say Yayınları
Sayfa Sayısı: 77

 

 

Arka Kapak

“Şimdiye kadar tarihin büyük bir bölümünde, bir azınlık çoğunluğa hükmetmiştir. Bu hâkimiyeti gerekli kılan, hayatın güzelliklerinin sadece azınlığa yetecek kadar olup, çoğunluğa kırıntıların kalmasıdır. Eğer bu azınlık güzelliklerin tadını çıkarmak ve bunun da ötesinde çoğunluğun kendine hizmet etmesini, kendisi için çalışmasını istemişse gerekli şart şuydu: Çoğunluk itaat etmeyi öğrenmeliydi.”

 

Yorum

Kitap 4 bölümden oluşmakla birlikte, özgürlük ve itaat kavramlarının insan doğasındaki önemine dikkat çekiyor. Sosyal felsefeci, antropolog, tarihçi ve psikanalist olan yazar, bu iki kavram üzerine farklı alanlardan yola çıkarak herkesin bildiği ama kimsenin göremediği gerçekleri su yüzüne çıkarıyor.

İlk olarak 1981 yılında yayımlanan eser, içinde barındırdıklarıyla hala günümüze ışık tutmaktadır. Yazar, insanların otoritelere karşı boyun eğdikleri yani itaat ettikleri zaman, kendi fikirlerinden yoksun, duygusal açıdan fakir ve içindeki gücün farkında olmayan bir insan olarak hayatlarına devam ettiklerini belirtiyor. Bu durum insanın, otorite tarafından bir birey olarak değil de bir nesne, bir  sayı olarak görülmesinin bariz bir şekilde ortada olduğunu gösteriyor. Fromm, itaatkar olmanın sebebini ise şöyle açıklıyor:

”İnsanı geride tutan korkudur; el üstünde tuttukları inançlarının yanılgı olacağı korkusu, içinde yaşadıkları geleneklerin zararlı olduğunu görme korkusu, kendilerinin varsaydıklarından daha az saygın olduklarını anlama korkusu.”

 

 

Günümüzdeki toplumlara bakacak olursak; yazarın kitapta bahsettiği gibi ruhsal canlılıktan yoksun, eleştirel düşünmeye yatkın olmayan insanlar ne yazık ki bir hayli fazla. İnsanların gördükleri eğitimden ve icra ettikleri mesleklerinden keyif aldıklarını söylememiz mümkün değil. Yapılan araştırmalara göre, insan ruhsal ve mental açıdan ne kadar doyum sağlarsa, gerçekleştirdiği faaliyetten de o kadar verim elde ediyor. Peki sonuçlar böyle iken yönetimler neden bunun farkında değil? İnsan doğasına gösterilen değer nerede? Gerek eğitim hayatı, gerek iş hayatı olsun insanlara yeterince fırsat veriliyor mu? Yoksa tam aksine insanlar kalıplaşmış eğitimlere, faydası olmayan düşüncelere mi maruz bırakılıyor?

Yazar, insanlık tarihini göz önünde bulundurarak; itaatin erdemle, itaatsizliğin ise günahla özdeşleştirildiğini söylüyor. Bu düşünce yıllar boyu çeşitli şekillerde insanlara nakşedildikçe, bu durum insanların çoğunluğa ayak uydurmasıyla kendini gösteren zayıf bir benlik algısı geliştirmesine yol açtı. Ve bunu günümüzdeki insanlarda görmemiz mümkün.

Fromm, insana hümanist bir bakış açısıyla bakmaktadır ve düşüncelerine kitapta sıkça yer vermiş. Kitabın son bölümünde hümanist sosyalizmi temelleriyle birlikte açıklarken bazı tavsiyelerde bulunuyor. Bunun yanında kapitalizm, komünizm ve sosyalizm sistemlerini karşılaştırıyor. Anlaşılır bir kitap. Okura çok şey kattığını düşünüyorum. Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar…

 

Alıntılar:

”Karanlığa ışık tutuyorlar, yarı uykuda olanları uyandırıyorlardı, bilmeye cüret etmişlerdi.”

”İnsan kendi ürettiği makinelerin efendisi olacağına hizmetkarı haline geldi.”

”Türümüz akıldan bu kadar mı yoksun, tarafsızca sevmeyi bu kadar mı beceremiyor, kendini korumanın en basit gerekliliklerine karşı bu kadar mı kör ki, aptalca zekasının son kanıtı, gezegenimizdeki tüm yaşamı imha etmek olacak? Çünkü sadece insanlar değil, kimsenin onları komünist y

a da anti-komünist olmakla suçlamayacağı hayvanlar ve bitkilerde zarar görecek.”

 

 

 

”Ne mutlu okumuş olana, Ne mutlu bize.”

 – Mert Fatih TURANLI

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir