İnsanın Anlam Arayışı – Viktor E. Frankl

İnsanın Anlam Arayışı – Viktor E. Frankl

 

Dili: Türkçe

Yayınevi: Okuyan Us Yayınları

İlk Baskı Yılı : 2009

Sayfa Sayısı : 176

Dil : Türkçe

ISBN: 9786054054206

 

Arka Kapak

20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı’nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır.
Okurlar, Frankl’ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı sağlayacak parlak bir metafora dönüştüğünü fark edecektir. Gasset, Heidegger ve Sartre’dan aşina olduğumuz düşünceler ışığında, varoluşun çetin koşullarında “anlam”ı keşfetmemize yardım edecek süreci anlatan Frankl, “İnsanı insan yapan nedir?” sorusuna da yanıt vermeye çalışıyor…
“Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu almak anlamına gelir.”

 

Yorum

Gerçek bir hayat hikayesi. İkinci Dünya Savaşı esnasında toplama kampına esir düşen binlerce insandan yalnızca bir tanesi Viktor E. Frankl. Türlü türlü işkencelerin, acımasız siyasilerin hüküm sürdüğü o zamanın Avrupa’sında pes etmeyi aklından bir an olsun geçirmeyen bir insanın varoluş mücadelesi. Toplama kamplarında annesini, babasını,kardeşini ve karısını kaybetmekle birlikte acımasızlığın, sefaletin ve zulmün içinde yaşayarak bu mücadeleyi nasıl sürdürebilirdi ki bir insan.

 

 

Yazar, toplama kampındayken edindiği deneyimlerini bizlere tüm çıplaklığıyla anlatıyor. Ölüm tehlikesini an be an arkasında hisseden Viktoe E. Frankl, anlattıkları ile ”ölümün değerine” sıkça değiniyor. Diğer bir yandan ”Özgürlük” ifadesinin anlam kazanmaktan ziyade bir insan için ne kadar sıradan bir hale gelebileceğini bu hayat öyküsüyle görmemiz mümkün. Yazar, insanın her türlü koşulda çektiği tüm acılara rağmen ayakta kalabilmesini anlamlara ve amaçlara bağlı kılıyor.  Kimisi için bu anlam veya amaç, kendisi için değerli olan bir insan için fedakarlıklar yapmaktır. Kimi içinse başarıdan başarıya koşmaktır. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere insanın anlam arayışı içerisinde olması ve kendine ait bir anlam bulması yaşanılabilir bir hayatın olmazsa olmazıdır.  Öyle ki yazar, bu anlamı bazen çok sevdiği karısını düşünerek ve bazen de ne zaman biteceğini bilmediği bir acıya katlanarak bulmuş ve ayakta kalabilmiştir. Yazar, toplama kamplarında geçirdiği süre boyunca oradaki insanların psikolojisini ele alarak, kitle psikolojisini ve farklı insan tiplerini de bizlere açık bir şekilde sunmuş.

Yazar, kendi hayat hikayesinden bahsettikten sonra logoterapinin hangi ilke ve temellere dayandığını, savunduğu konuları ve ne tür teknikleri içerdiği üzerine bilgiler vermiş. 2. ve 3. bölümü ile birlikte kitap tam bir bütünlük kazanmış ve okuyucunun aklındaki soru işaretlerine cevap verir niteliğe bürünmüş. Ayrıca bu bölümler aracılığıyla mesleki hayatı boyunca karşılaştığı örnek olaylar ışığında bizlere daha kalıcı bilgiler sunmuş. Bu kitabı okuduktan sonra hayatınıza karşı olan bakış açınız değişebilir ve belki de farklı adımlar atabilirsiniz.

İyi okumalar…

 

Alıntılar:

Viktor E. Frankl’ın öğrencilerine bulunduğu bir uyarı:

”Başarıyı amaçlamayın. Bunu ne kadar amaç haline getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar. Çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi ortaya çıkmalı, kendisi oluşmalı ve sadece kişinin, kendinden daha büyük bir davaya kişisel adanışının amaçlanmayan bir yan etkisi olarak ya da kişinin kendini başka bir insana bırakışının bir yan ürünü olarak oluşmalıdır. Mutluluğun kendiliğinden olması gerekir. Aynı şey başarı içinde geçerlidir: Ona aldırış etmeyerek, kendi kendine olmasına izin vermeniz gerekir. Bilincinizi dinlemenizi ve bilginiz dahilinde bilincinizin sizden yapmasını istediği şeyi yerine getirmek için elinizden geleni yapmanızı istiyorum. O zaman uzun vadede – uzun vadede diyorum! – başarı sizin peşinizden gelecektir, çünkü başarıyı düşünmeyi unutmuşsunuzdur.” (sf.14)

 

”Bir insan, acı çekmenin kaderi olduğunu gördüğü zaman, acısını kendi görevi olarak kabul etmek zorunda kalacaktır; bu onun tek ve eşsiz görevidir. Acı çekerken bile evrende eşsiz ve yalnız olduğu gerçeğini kabullenmek zorunda kalacaktır. Hiç kimse onu acıdan kurtaramaz ya da onun yerine acı çekemez. Eşsiz fırsatı, taşıdığı yüke katlanma yolunda yaratmaktadır.” (sf.93)

 

”Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla katlanabilir.” – Nietzsche

 

”Beni öldürmeyen şey, beni daha güçlü kıl

ar.” – Nietzsche

 

”Aklınızı kaybetmenize neden olacak şeyler vardır ya da kaybedecek aklınız yoktur.” – Lessing

 

 

”Ne mutlu okumuş olana, Ne mutlu bize.”

 – Mert Fatih TURANLI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir