Gülistan – Şirazlı Sadi

Gülistan – Şirazlı Sadi

 


Arka Kapak

Gülistan, şiirle nesrin ve öğütle iç konuşmanın iç içe geçtiği, şiirsel bir anlam bahçesidir. Sadi’nin tüm eserlerinde olduğu gibi Gülistan’da da toplumcu ve ahlakçı tutumun izlerini görürüz. İnsanın kendine ve ötekine acı vermeden nasıl yaşayabileceği sorusunu sürekli yedeğinde taşır.
Doğulu kıssa geleneğinin özelliklerini yansıtan Sadi öykücüdür, fakat şiirle masal arasında akar onun öyküleri. Ve belki de buradan gelen gücüyle yediden yetmişe herkese seslenir.

 

Yorum

Kitap 8 bölümden oluşuyor. İlk 7 bölümde kısa hikayeler aracılığıyla ahlak ve terbiye öğütlerine değinilmiş. Son bölümde ise özlü deyişler ile dikkat edilmesi gerekenler üzerinde durulmuş ve tavsiyeler verilmiş.

Hikayaler ve verilmek istenen mesajlar her ne kadar basit görünse de titiz bir okumayla, günlük yaşamda gözümüzden kaçan olay ve davranışları görmemiz mümkün. Hiçbir insan kusursuz değildir. Her insan dünyevi hayatıyla ilgili her geçen gün bir şeyler öğrenir, öğrenmek mecburiyetindedir. Önemli olan öğrendiklerini hakikat çerçevesinde kendi hayatına entegre etmesidir. Bu kitabın kendi yaşantımızı gözlerimizin önüne getirerek bizlere farkındalık kazandırdığını söyleyebilirim.

Oldukça eğitici bir kitap. Hikayeler manzume şeklinde yazıldığından kitaba ayrı bir hava katmış. Yalın bir dile sahip olmakla birlikte kitaptaki hikayeler hem keyif verici hem de ders çıkarma niteliğine sahip. Bu kitabı herkese tavsiye ederim. İyi okumalar…

 

Alıntılar :

”Gümüş gibi narin bileğini incitmek istemiyorsan çelik kollu kimseyle kapışma.”

” Cennet kadınlarına Araf, Cehennem görünür. Oysa Cehennemliğe sor, Araf,  ”Cennettir” derler.”

”Paslı demire cila vurulur mu? Kalbi karaya nasihat etmek faydasızdır. Taşa çivi işler mi?”

”Bulduğuyla yetinme en büyük zenginliktir. Ondan daha büyük bir hazine yoktur.”

”Arkadaşım sordu: ”Şu rengarenk kumaşın içindeki adamı nasıl görüyorsun.” – ”Altın suyuyla yazılan çirkin bir yazıya benziyor.” dedim.”

”Gönül ehli olanlar arasındaki tüyü korurlar, koparmazlar. İki cahil karşı karşıya gelse, zincirde olsa parçalarlar.”

”Altın, gümüş harcadıkça azalır, ilim ise artar.”

”İnsanın geliri suya, gideri değirmene benzer.”

”Güçsüz güçlüye karşı durursa düşmanına kendisini yok etmesi için yardım etmiş olur.”

”Bir Allah dostu şöyle dua ediyordu: ”Ey Allah’ım! Kötülere acı, iyilere zaten rahmet etmişsin.”

 

Şirazlı Sadi Kimdir?

Sadi Şirazi İslam alimlerinden ve büyük velilerdendir. Asıl adı Müslihüddin Şeyh Sadi’dir. 1210’te Şiraz’da doğdu, 1291’de Şiraz’da vefat etti. Abdülkadir Geylani hazretlerinin halifesinin talebesidir. Onun derslerinde yetişerek kemale geldi. Ömrü ilim öğrenmekle, talebe yetiştirmek ve insanlara doğru yolu göstermekle geçti. Moğol ve Haçlılarla yapılan savaşlara katılıp, cihad etti. Bir defasında Haçlılara esir

düştü. On dört defa hacca gitti. Bütün şiirlerinde Sadi mahlasına rastlanmaktadır. (devamı =>)

 

 

”Ne mutlu okumuş olana, Ne mutlu bize.”

 – Mert Fatih TURANLI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir