Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı – John Taylor Gatto

Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı – John Taylor Gatto

 

Yazar: John Taylor Gatto
Çevirmen: Mehmet Ali Özkan
Yayınevi : Edam

Arka Kapak

Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı adlı çalışma, John Taylor Gatto’nun, geleneksel okul eğitimi yaklaşımlarına geliştirilen eleştirilere eklediği tüyler ürpertici bir metafor…

Gatto bu çalışmasında, okulun insana verdiği zararın rasyonel ve kasıtlı olduğunu gösteriyor. Gatto’ya göre modern pedagojinin esas işlevi, nüfusu yönetilebilir kılmak. Zorunlu eğitim tuzağından kurtulmayı başarabilmiş insanlara ilişkin örneklerle dolu bu kitap, kişisel potansiyeli gerçekleştirmenin temel şartının farklı bir yetiştirilme ve beceri edinme şekli ile mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Gatto buna, “açık kaynak öğrenme” adını veriyor.

Acil sorunlara cevap veren ve bazı tartışmaları da beraberinde getireceği muhakkak olan bu kitap, mevcut eğitim sistemine dair şüphelere sahip olan herkesin ilgisini çekecek.

 

 

Yorum

Yazar, otuz yıl icra ettiği mesleği boyunca geleneksel eğitime karşı bir tavır sergilemiş. Kitapta da mesleği boyunca karşılaştığı zorlukları anlatmış ve bu zorlukların sebebini tartışmış. Zorunlu okul eğitimi tarihinin doğuşunu ve bu olgunun Amerika’ya nasıl sıçradığını sebepleriyle birlikte irdelemekle kalmamış, bu soruna yönelik ürettiği çözümleri kitabına da aktarmış. Yazar, geleneksel okul eğitiminin saçmalığını ve ”okul” yapısını gereksiz görmesini birçok örnekle bizlere sunmuş. Dünya çağındaki zengin insanlardan tutun da çarpıcı icatlar ortaya koyan bilim adamlarına kadar, geleneksel eğitim görmemiş kişilerden bahsetmiş. Geleneksel eğitimin insanları otomatlaştırdığı, belli bir kalıba soktuğu ve onları farklı sınıflara bölerek onların gelecekleri hakkında yanlış kararlar verilmesinin sakıncalı olduğunu dile getirmiş.

 

 

Peki yazar ne istiyor?

Yazar eğitimi, dört duvar arasında öğrenciye dayatılan saçmalıkları ve öğrencilerin geleceğini başka kişilerin belirlediği bir süreç olarak görmek yerine; hakikatin kişinin kendisi tarafından anlaşıldığı, kişinin hayatına yönelik kararları kendisinin verebildiği ve diyalektik düşünme şeklinin öğrencilere usulüne uygun bir şekilde kazandırıldığı bir süreç olarak görüyor.

Diğer taraftan yazar, okulda öğrencilere dayatılan testlerin faydadan çok zarar getirdiğinden bahsediyor. Ezbere dayalı bu sistemde mantıksal düşüncenin arka plana atılmasındaki yanlışlığı ve testlerin başarıyı yordama açısından güvenilir olmadığını vurguluyor.

Ben kitabı beğendim. Yazar savunduğu düşünceyi sağlam kanıtlarla sarmalamış. Çoğu bölümde yazara katılmakla beraber bazı bölümlerde yollarımız ayrıldı diyebilirim. Bizler de bu sistemin içerisinde olduğumuzdan ötürü ister istemez doğruları ve yanlışları görebiliyoruz. Bunun sonucunda ise bizlere düşen bu yanlışları görmezden gelmek yerine tespit edip gereken adımları atmak olduğunu düşünüyorum. En azından bizde Gatto gibi cesaretli olup bunları dile getirebiliriz.

Kitap, sadeleştirildikten sonra ebeveynlerde rahatlıkla okuyabilir ve farklı bir bakış açısı kazanabilirler. Sindire sindire okumakta fayda var. Sıkıcı değil ve bilgi yüklü bir kitap. Herkese tavsiye ederim…

 

Alıntılar

”.., şimdi Harris’in kendi sesine kulak vermemiz gerekir:”

Yüzünden doksan dokuzu otomattır; önceden kendileri için çizilmiş yolu yürümeye özen gösterirler, önceden adet ve geleneklere uymaya dikkat ederler. Bu tesadüf değil, bilimsel olarak tanımlandığında bireyin içeriği/kapsamı olduğu söylenecek tam ve sağlam bir eğitimin sonucudur.(…)

Okul eğitiminin o büyük maksadı(kendine yabancılaşma) en iyi bir şekilde karanlık, havasız, çirkin mekanlarda gerçekleştirilebilir.(…) Bu, fiziksel benliği alt etmektir, doğanın güzelliğini aşmaktır. Okul eğitimi dış dünyadan kendini çekebilme gücünün geliştirilmesidir.”

”Önemli insanlar, fanatik dindarlara mahsus bir şevk ve hararetle şu fikre inanıyorlar: Ancak insan doğasının irrasyonel, tahmin edilemez iç tepkileri daimi bir şekilde bastı

rılıp sınırlanırsa ve bunların şeytani canlılıkları tüketilene dek bu tavırda ısrar edilirse uygarlık hayatını sürdürebilir.”

 

 

 

”Ne mutlu okumuş olana, Ne mutlu bize.”

 – Mert Fatih TURANLI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir