Çocuk İstismarının Önlenmesinde Çok Düzeyli Bütüncül Okul Yaklaşım Modeli

Çocuk İstismarının Önlenmesinde Çok Düzeyli Bütüncül Okul Yaklaşım Modeli

Çocuk istismarı ve ihmali… Belki de literatürde de var olan en rahatsız olduğumuz kelimelerdendir. Bizim söylerken dahi yüreğimizin sızladığı, gerçekleşen olayları okuduğumuz zaman aklımızın durduğu bu tür vakalar maalesef bu dünyanın çirkin gerçeklerinden. 16.03.2018 tarihinde Atatürk Üniversitesi’nde Doç. Dr. İsmail Seçer’in vermiş olduğu konferans da tam bu nokta üzerine. Toplumdaki her kesimin bilinçlenmesi gereken bir konu. Öncelikle, konferansın ilk dakikalarında dikkatimi çeken bir cümle oldu. ” Hiç bir ders programında çocuk istismarı hakkında bir bilgi, ders bulunmamakta. Özellikle üniversitelerde öğretmenlerin konuyla ilgili bir eğitimi olmamaktadır.” Evet gerçekten de eğitimin gerçekleştiği en büyük ortam olan okullarımızda bu konu hakkında herhangi bir ders bulunmamakta. Tabi son yıllarda okullarda yapılan az da olsa rehberlik faaliyetleri dışında. Ki konuşmanın devamında gelen fikirler ise ayrı bir gerçeği göz önüne getirmekte. ” Neden bu son zamanlardaki çalışmalar önümüze gelen olaylardan sonra olmakta? Biz sonuçlardan ziyade daha evvelinde, nasıl önlenebilir kısmına dikkat etmeliyiz. Neden insanlar olay yaşandıktan sonra idam konuşuyor? Oysa ki bir çok olay, yaşanmadan önce bilinçlendirme çalışmaları ile önüne geçilebilir vakalar olabilirdi. ”Doğru. Çünkü önlemler zamanında alınmış olsa idi bu kadar çok trajik vakalar yaşanmayabilirdi.

Bundan sonra konferansın içeriğiyle devam edelim.

Öncelikle İhmal nedir? İhmal; çocuğa bakmakla yükümlü kimselerin, çocuğun çeşitli açılardan ihtiyaçlarını karşılamamasıdır. 2 şekildedir. Aktif ihmal ve pasif ihmal. Aktif ihmal, çocuğun ihtiyaçlarını (fiziksel, gelişimsel, psikolojik, sosyal) bilerek, isteyerek yerine getirmeme iken pasif ihmal, deyim yerindeyse cehaletten, genellikle ne yapacağını bilmeyen aileler tarafından gerçekleşen ihmallerdir. Her ihmal vakası istismar içermez ancak kapı aralar.

Peki, İstismar nedir? Fiziksel, duygusal, sosyal ve cinsel gelişimini olumsuz etkileyen, bilerek ve isteyerek uygulanan, yetişkin akran ya da grup tarafından yapılmış olan, engellenebilir ve yaptırım gerektiren tüm örseleyici davranışlar, çocuk istismarı olarak değerlendirilir. Çeşitlerine bakıldığında; fiziksel istismara uğrayan bir çocukta, düşük benlik saygısı, benlik yitimi, saldırganlık, yıkıcı davranış eğilimi, öfke ve nefret duyguları gelişebilir. Duygusal istismarda ise; aşağılanma, ötekileştirilme, görmezden gelinme sonucunda çocukta; depresif, kendine zarar veren, düşük benlik saygısı oluşturan, umutsuz, duygusal değişkenlik yaşayan, gelişimsel gecikme gösteren, psikosomatik bozukluklar yaşayan bir kişilik oluşabilir.

Ve cinsel istismar… Epidemiyolojisine baktığımızda; gerçekleşen vakaların yalnızca %10-15’inin kayda geçtiği tahmin edilmektedir.(korkunç rakamlar)

Cinsel istismarın etkisini belirleyen faktörler bulunmaktadır. Bunlar; istismarın süresi, sıklığı, istismarcının çocukla ilişkisi, yakınlığı, cinsel tacizin niteliği, saldırganlık içermesi, yaş aralığı vb. Sonucunda ise çocukta Hiperaktivite Bozukluğu görülebilir. Sebebi bilinmeyen mutsuzluk, itaatkarlık, okul başarısında düşüş gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Belirtileri arasında; arkadaşlarına bu tür davranışlarda bulunma isteme, cinsel içerikli resimler çizme, belli bir kişiyle yalnız kalmaya aşırı ilgi gösterme, davranışlarının herhangi birinde ani değişiklikler, internette bu konular hakkında araştırma yapmak gibi davranışlar sayılmaktadır.

Peki 6 basamaklı Bütüncül Yaklaşım Modeli nedir?

6 basamaktan, düzeyden oluşmaktadır. Daha çok önleme ve rehabilitasyon çalışmaları ön plandadır. Her basamak farklı farklı önleme, işbirliği çalışmalarını içermektedir.

1. Düzey

Bütün öğrencilere, çocuklara yapılmaktadır. Çeşitli bilgilendirme çalışmalar, farkındalık eğitimleri içermektedir. Grup rehberlik uygulamaları ile yapılabilir.

 

2. Düzey

Risk altındaki grupları, çocukları içermektedir. İstismarın herhangi bir düzeyine uğramış ya da uğrama ihtimali yüksek olan çocuklara yapılan çalışmalardır.

 

3. Düzey

Bu düzeydeki çocuklar, tehlike altında olanlardır. Bu çocuklar çok büyük ihtimalle istismara maruz kalmış ve bunun belirtilerini bedenen çok fazla yaşamışlardır.

 

4. Düzey

Ebeveynler ile çalışmalar yapılmaktadır. Aile eğitimi kilit noktalardandır.

 

5. Düzey

Öğretmenlerle işbirliği içinde çalışmayı içerir.

 

6. Düzey

Bu düzeyde ise; kurum ve kuruluşlarla işbirliği vardır.

 

Yaklaşım bu 6 düzeydedir.Ülkemizde keşke her okulda bu yaklaşım uygulanabilse. Evet caydırıcı cezalar getirilebilir istismarcılar için ancak buna benzer bilgilendirme çalışmaları, bilinçlendi

rme faaliyetleri yapılmadıkça bu cezaların caydırıcılığı belli bir düzeyde kalıp gerçekleşmeye devam eden vakalar olacaktır.

Hocamıza böylesine güzel ve faydalı çalışması için teşekkür etmemiz gerek. Buna benzer çalışmaların ülkemizde olması dileğiyle…

 

Funda KURĞA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir